3 Ekim 2013 Perşembe

Trakya Düğünü Dediğin :)

Aslında ne zamandır size memleketimden inciler aktarmak istiyordum. Trakya düğünleri, şivesi, içki masası ve komik insanları ile meşhurdur.

Trakya düğününde olmazsa olmazlar

Gelin alma ardından konvoy ve bölge trafik binasının önünde göbek atma faslı. Diyeceksiniz ki bölge trafik ne???  O kadar zor ve komik ki anlatması:) Bizim oranın insanları düğün deyince sabahtan oynamaya programlanır bütün bedenleri göbek atma arzusu ile yanıp tutuşur. Gelin evden çıktıktan sonra konvoyun orta kısmına denk gelen Keşan Bölge Trafik Amirliğinin önünde insanlarım arabalardan atlayıp dayanamayıp çalgıcılar eşliğinde göbek atmaya başlar. Bir 15-20 dk göbek attıktan sonra düğün salonunun yolu tutulur. Bu artık bir gelenek olmuştur.

Düğün yerine geldikten sonra herkeste bir yer tutma çabası başlar her düğünde olduğu gibi. Fakat bizimkilerin farkı 10 masayı birden ayırmalarıdır. Aileden her birey 10 kişilik masalara oturarak burası dolu ingemler gelcek, alamlar gelcek şeklinde cevaplar verirler.

Düğünde gelin damat asla heyecanla beklenmez, onlar takıları toplama sevdasına ailelerin yanında dikilip misafirleri karşılar,aynı zamanda da takıları toplarlar. O esnada gelinin yanında bir düğün ingesi (yenge) vardır. Kendisinin gözleri sırataşı şeklinde olup ailenin en tepegöz insanıdır. Kim ne takmış kaç ayar takmış hafızaya yazıp ertesi günü aileye özet geçer. Aynı zamanda kameraman özellikle takı töreni sırasında sandalyeye çıkıp jimmy jip kamera edası ile asla gelin damadı değil takılan takıları çekmeye tembihlenmiştir.

Neyse ki en azı 500, genel ortalaması 1000 kişilik olan Trakya düğününün misafir karşılama kısmı bittikten sonra gelin damat pistte ilk danslarını yapmak üzere beklenir. Fakat ne hikmettir bilinmez bizim orada orkestra hep ayrılık şarkıları çalar dans müziği olarak. Ve asla ama asla ilk dansta bile gelin damat rahat bırakılmaz. 10. sn de piste çiftler doluşmaya başlar. O esnada aralarında böyle diyaloglar geçer;

- Aşkım adi bi kere görünelim dansta sonra doğruuu eve onlar bizim düğünde öyle yapmıştı.

 Ya da

- Aaa Amet ep ayaaama basarsın, yeter oturalım artık parçaladın ayakkabılarımı

vsvsvsvs....

Dans pistinde ki insanlar bir örnektir.  Erkekler piti kareli gömlek ve çağla yeşili pantolon, kadınlar ise aynı elbisenin farklı renklerini,  kız çocukları  ise üzerlerine 5 beden büyük gelen naylon gelinlik giymişlerdir. Bu dans pistindeki çocuklar yam yam gibi gelinle damadın ilk dansından son dansına kadar etraflarında döner döner dönerler....

İlk dansın ardından ayin şeklinde göbek atmalar başlar. İlk şarkı istisnasız aman yollardır. Bu şarkıda bir çember oluşturulur ve üç ileri iki geri adım atılarak şarkı bitene kadar dönülür. Bu şarkı düğün bitene kadar yaklaşık 15 kez çalar.
Sonrasında çiftetelli başlar, bu şarkıda ise iki kişi karşılıklı iki ileri iki geri birbirlerine doğru giderek göbek atarlar. Şişman teyzeler ağır hareket ederken, genç kızlar omurilikleri yokmuşçasına kıvırtırlar.
Bu esnada erkekler genelde mazot doldurma anında olurlar yani rakı sanki tükenecekmiş gibi buzu bile beklemeden sıcak sıcak içerler.

Köy düğünlerinde ise bunlar dağıtılır ve herkes kapış kapış alır. Hatta o kadar abartırlar ki ertesi hafta içi tüm çocuklarının beslenme çantalarından bu meyve suyu ve çokoprens çıkar. Meyve suları dağıtıldıktan 10 dk sonra düğün yerinde silah sesini andıran pat pat sesler yükselir. Bu sesler içildikten sonra çocuklar tarafından patlatılan meyve suyu ambalajının sesleridir :)




Orkestra ulvi görevini tamamladıktan  yani erkekler kafayı bulduktan sonra oldukça esmer olan vatandaşlarımız enstrümanları ile sahnede yerlerini alır. Artık kadınların sahneden çekilme zamanı gelmiştir. Erkekler mekik ve şınav çekme hareketlerini andıran şekilde oynamaya başlarlar. Bu esnada kadınların suratları beş karıştır, pistteki sarhoş kocalarına öyle anlamlı bakışlar atarlar ki, aynen şunu anlatmak isterler ' aa asan aaa, ben sana evde sormaz mıyım, bu saat oldu kızan sandalyede uyuyo sen hala göbek atma, zıkkımlanma peşindesin, çiyneycem seni evde ' :)

Neyse ki saat 04.00'ı gösterdiğinde biten rakı stoku sebebi ile herkes eve dağılmak zorunda kalır ve ardınıza baktığınızda düğün yeri savaş alanını andırmaktadır.

Gelmek isteyen herkesi memleketimin köy düğünlerine beklerim ...







19 yorum:

  1. Bayıldım:)) Beni mutlaka bir tanesine götür lütfen. Çok görmek isterim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nooolurrr beni de alın, ay Allah aşkına bak !

      Sil
    2. Kambersiz düğün olur mu:)

      Sil
  2. Lüleburgaz'lıyım, 18 yaşına kadar orada yaşadım. Yazdıklarını okurken gözümün önünden geçti bütün sahneler kare kare :)) Süper tespitler yapmışsın, bayıldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol özgecim trakyalı olmak bir ayrıcalıktır değil mi ama :)))

      Sil
  3. :)ne güzel anlatmssin dugunlerimizi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa sende mi hemşerimsin çok sevindim

      Sil
  4. çok güzel anlatmışsın gerçekten öyle çay bardağıyla kağıt külahlarda satılan çekirdekleride unutmayalım :) bide düğün köy içindeyse küçük tabureyle falanda gidilir yer bulamama olayına karşı :) kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay ne güzel hatırlattın nasıl unutmuşum:)) valla süpersin

      Sil
  5. Aman ne güzel işte böyle geleneksel eğlenceler yaşatılmalı bence :)

    YanıtlaSil
  6. Malesef diğer postlarınız okunmuyor. En son yayınlanan post bu post olarak görünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba konu istemediğim bir yön aldığı için kaldırma kararı aldım :(

      Sil
  7. Bir trakyalı olarak tebessümle okudum

    YanıtlaSil
  8. Benim de annem Trakyalıdır, küçükken çok köy düğünü görmüştüm. Köy halkını düğüne davet etmek için bir dağıtılan küçük çay bardağı dolusu kuruyemiş vardı bir de, içinde renkli şekere batırılmış keblebiler olan :-)
    sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ne güzel hemşeri sayılırız:) çok sevindim

      Sil
  9. Cok eglendim okurken ne guzel anlatmissiniz:))) su ara erikli'de yazlik hayati suren biri olarak cok yakin hissettim yazdiklarinizi :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa sizinle tatlı huzurda karşılaşmıştık değil mi? Bende o anda sizi bir yerden tanıyor gibi hissetmiştim belki de Erikli'den olabilir:)

      Sil
    2. Evet Tatli Huzur'daydik:) Erikli'de cok uzun gecmisimi yok aslinda 2 sene once 1 ay kalmistik ve simdi tekrar geldik :)) ama belki Erikli'de gormusuzdur birbirimizi kim bilir :))

      Sil