Bugün #direngezi parkı direnişinin 13. günü ve hala direniş devam etmekte. Bu konu ile ilgili ne düşündüğümü beni tanıyanlar az çok biliyor. Tabi ki doğamızın katledilip yerine avm yapılmasını asla istemeyenlerdenim. Fakat benim kaldıramadığım nokta, bu direniş üç beş ağaç için işi gücü olmayan insanlar tarafından yapılıyor denmesi. Öyle cahil ve tembel bir halkız ki özellikle %50'miz :) Bu insanların neden bu kadar tepki gösterdiklerini araştırma gereği bile duymuyorlar. Ayrıca orada yatıp kalkanlar avukat, doktor, öğretmen, mühendis, yazar, sanatçı, ev hanımı, öğrenci, açık, kapalı, müslüman, hristiyan, yani Allah'ın her türlü kulu mevcut. Bu direniş özgürlüklerimiz için, bu direniş ülkemiz, geleceğimiz, çocuklarımız için, bu direniş bizi bölmek isteyenlere hala bir arada olduğumuzu göstermek için .... Bu direnişin o kadar çok amacı var ki yazmakla bitmez. Özetle bu direniş saf ve temiz duygular besleyerek yapılıyor. Şiddetin bu direnişte yeri olmasın, ne polise yapılsın, ne de halkımıza. Şiddet günah işlemektir. Bunu sakın unutmayalım.
Tek dileğim bu olayların güzelce daha fazla can yakmadan ve doğamıza zarar vermeden sonlanmasıdır.
9 Haziran 2013 Pazar
29 Mayıs 2013 Çarşamba
Satır Et
Satır et 90’lı yıllarda Keşan da yaratılmıştır. Satır eti diğer etlerden ayıran en büyük özellik lezzetidir.Kullanılan et, Güney Trakya Bölgesi’nin doğal ortamlarında yetişen yonca, kekik, buğday, arpa ve mısır gibi doğal ürünlerle beslenen ve ağırlığı 40 kg civarında olan kıvırcık cinsi süt kuzularından sağlanır.
Satır et yapılmak için kesilen kuzu’nun eti, buzdolabında artı 4 derecede iki gün bekletilir.Daha sonra özel bir satır ile tahta kütük üzerinde mercimek büyüklüğünde oluncaya kadar kıyılır. Hazırlanan 1 kg ete sadece 5 gram tuz atılır. Başka bir katkı maddesi karıştırılmaz. Çift taraflı tel ızgaraya pişmemiş hali ile 180 gram olarak konulan satır et, meşe kömüründe pişirilerek servis edilir.
Servis yapılırken yanına İpsala’nın meşhur pirincinden yapılan pilav garnitür olarak sunulur.Yanında ise mevsimine göre de koyun yoğurdu ile zeytinyağlı çoban salata tavsiye edilir.
Satır et sonrasında da yine Keşan’ın meşhur dondurmalı peynir helvası yemek sonu tatlısı olarak unutulmaz bir lezzet sunar.
Keşan da satır et, Keşan Sanayi ve Ticaret Odası´nın girişimleriyle bir marka olmuş ve ‘’Keşan Satır Et’’ adıyla da Türk Patent Enstitüsünden onay almıştır.
Nerede Yenir ?
Çamlıbel Restoran
Adres
|
:
| İstanbul Yolu 1. Km. Keşan / Edirne |
Telefon
|
:
| (0284) 714 15 99-714 95 90 |
Özen Et Lokantası
Adres
|
:
| Yeni Muhacir Belediyesi Keşan |
Telefon
|
:
| 0284 763 70 30 |
Tatil Önerisi
Kızıma altı aylık hamile iken mayıs sonu Antalya'ya tatile gitmeye karar verdik. Aslında ben Antalya konusunda hep önyargılıydım fakat eşim de oradaki tesislerin kalitesini çok beğendiği için oraya gitmek istiyordu. Tur şirketi olan bir arkadaşımıza beklentilerimizi ilettik. Benim beklentim denizin ege denizi gibi olması, yemeklerin temiz ve güvenli olması, hamile olduğum için de egede ki tesisler gibi yamaçta olmamasıydı. Arkadaşımız bize Amara Dolce Vita Luxury'i önerdi. Açıkçası Antalya'da doğa ve deniz olarak bu kadar mükemmel bir tesis göreceğimden çok umudum yoktu. Oteldeki odamızı görünce büyülendim açıkçası. Bembeyaz klasik mobilyalar çok sıcak ve iç açıcı gözüküyordu. Cama doğru yöneldiğimde ise muhteşem çam ormanları ve masmavi deniz manzarası vardı. Beni en çok cezbeden personelin çocuklarla inanılmaz ilgili olmasıydı. Zaten oteldeki misafirlerin çoğu hamile ya da çocuklu aileydi. Çocuk dostu olduğu için bu yaz Derin'le de gideceğiz.
Genel görünüm
Odalar
Otelin mimarisi çok güzeldi
Oteldeki tüm tuvaletlerde peçete yerine minik havlular koymuşlardı. Ellerini kuruladıktan sonra kirli sepetine atıyorsun ve yıkanıp ütülenip geri geliyor.
A la carte balık restoranının manzarası. Çıkarken biraz zorlandık ama değimişti açıkçası:)
Balık çorbası
Ara sıcaklar
Akdenizin en güzel balıklarından lagos
Beni büyüleyen bir diğer şey ise biz balığımızı yiyip şarabımızı yudumlarken, restoranın tepesindeki kuleden canlı gelen saksafon sesiydi.
27 Mayıs 2013 Pazartesi
Beeves ile Et ve Et Pişirme Teknikleri
Dün benim için ezber bozan bir workshopa katıldım. Et ve et pişirme ile ilgili bildiğim herşeyin yanlış olduğunu görmüş oldum. Sizlere de bu bilgileri aktarmak isterim.
Eğitimi Beeves Steakhouse sahibi Sidar Budak verdi. Aslında eğitim oldukça uzun sürdü fakat ben kısa ve öz bir şekilde aktarcağım.
Eti değerli ve değersiz etler olarak ikiye ayırıyoruz. Değersiz etler genelde üretim için kullanılır. Mesela hayvanın arka ayakları en çok hareket eden kısmı olduğu için kaslı, sert ve doğal olarak lezzetsizdir ve kuşbaşı için uygundur. Değerli etler ise hayvanın sırt kısmında bulunan etlerdir. Bunlar; antrikot, bonfile, biftek diye adlandırılır.
Eğitimde daha çok değerli etleri pişirme tekniklerini öğrendik. Peki bu etleri alırken nelere dikkat etmeliymişiz? İşte aldığım notlar;
*Büyükbaş ve küçükbaş hayvan kaburgasi 13 tanedir. İlk üç ve son üç tanesini iyi kasaplar satışa sunmazlar. Çünkü ilk üçü boyun kısmına, son üç tanesi de kuyruk kısmına yakın olduğu için bol sinirli olur dolayısıyla hem lezzetsiz olur hem de yenilmesi zor olur.
*Antirkot diri durmalıdır, kesinlikle tiftik tiftik duran etler satın alınmamalıdır.
*Et genel olarak mermerimsi dokuda olmalıdır, böyle etlerin içerisinde ince yağ tabakaları bulunduğu için pişerken kendini kasmaz, daha yumuşak ve daha lezzetli olur.
*Eti alırken ne olursa olsun dövdürmemek gerekir.
*Biraz maliyetli olsa da satın alırken dry aged yöntemi ile marine olmuş etler tecih edilmelidir.
*Dry aged yöntemi ile marine edilmemiş hiçbir et buzlukta bekletilmemelidir.
Etimizi pişirirken yapmamız gerekenler ise ;
*Eğer etimizi marine etmek istiyorsak uygun malzemeler, zeytinyağı, süt, yoğurt ve kremadır. Baharatlar ise kesinlikle toz olmamalı taze kullanılmalıdır. Tuz, marine esnasında dolapta olan ete eriyip nüfuz edemeyeceği için soya sosu kullanılması daha anlamlı olacaktır. (Bildiğimizin aksine tuz eti sertleştirmezmiş.)
*Marine süresi ideal olarak 8-12 saat arasıdır.
*Marine için koyduğumuz sıvı seviyesi etin üzerinde olmalıdır.
*Etimizi pişirmeden buzdolabından çıkarıp, bir saat oda sıcaklığında bekletmek gerekir.
*Kesinlikle döküm tava kullanılmalıdır. Çünkü döküm tava ilettiği yüksek ısı sayesinde etin üzerindeki gözenekleri kapatıp suyunun çıkmasını engeller ve böylelikle çok daha yumuşak ve lezzetli bir et pişer.
*Döküm tavayı temizlerken deterjan kullanılmamalıdır. Yanlızca su ile yıkanmalıdır.
*Eti pişirmeden önce döküm tavamız yüksek ateşte bol miktar ısıtılmalı ve tava asla yağlanmamalıdır.
*Buzdolabından bir saat önce çıkmış olan etin her iki tarafını ayçiçek ve mısıryağı ile yağlanıp tuzlanmalı ve bu işlemden sonra et hemen döküm tavamıza yerleştirilmelidir.
*Eti pişerken sürekli çevirilimemelidir.
*Eti istenilen şekile göre pişirdikten sonra tercihen ahşap tabaklarda sunmak gerekir.
Köfte yapmanın püf noktaları ise;
*Kıyma yağlı dana döşten iki kez çektirilmelidir.
*Harcına kırmızı balık soğanı kullanılmalıdır.
*Soğan ovulup iki kez tülbentten geçirilerek suyu sıkıldıktan sonra sadece posası harca katılmalıdır.
*Kıyma miktarının yüzde 10'u kadar ekmek içi kullanılmalıdır.
*Yumurta kullanılmamalıdır.
*Damak zevkine göre istenilen baharat eklenebilir.
*Pişirirken sürekli çevirilmelidir.
Bu eğitimi bize sağladığı için internet annelerine teşekkür ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







